15 Nisan 2010

gelirken...giderken...sus ve de pus...

her gidişimde senden dönüşsüz her yolculuğa çıkışımda vardığımsın,sen aşksın...geli'i içinde barından her git'te sana varmam bundan....her yandasın nereye dönsem oradasın çünkü içimdesin ...her seferinde artık olmaz desem de olur kılıyor zaman inatla ve beni sevda yerimden vurup duruyor işte yeniden ve inatla yeniden...zamanın kanattığı yerden akıtıyorum şaraplarımı ruhumla sonra tüm dünya çakır keyif dolanıp ,dönüp duruyor ,heyhat her daim batıyor dünya ,şarapların hüznünde ,batıyoruz sevgili beraber ama birbirimizden öte...batıyoruz ,batırıyoruz gemileri okyanuslar ağlıyor ya peşimiz sıra görmüyoruz,duymuyoruz çağlayanlarını ruhumuzun ,hıçkırıklarında sus oluyoruz aşkın,sen sus oluyorsun ben pusup duruyorum sus-pus oluyoruz öylece ,beraber fakat uzak...geliyorum gidiyorum,gel-git oluyoruz kayaların düşmanlığında kanatıp duruyoruz ruhumuzu ,sularında serinleyeceğimiz deniz oluyorz ve fakat limanları kayıp , kimsesiz ,çaresiz öylece debeleniyoruz ummanda .bir ses bekliyoruz sesimize denk bir ses,duymuyorlar ,görmüyorlar .seninle biz evet, evet seninle biz ,biz oluveriyoruz yitirilişmizde...sevgimle....ve de sevginle....