21 Aralık 2009

IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN...

ıhlamurlar ne zaman çiçek açar bilmiyorum,bilmek de istemiyorum...çiçeklenince ıhlamurlar gelemzsem sana ki sen hep gidilemez bir yerde olacaksın.öyle görünüyor haleti ruhiyenden,ama ben yine de geleceğim sana,ıhlamurlar çiçek açtığı zaman,kimseler olmayacak uğrayacağım senden başka,ki ıhlamurlar bir tek senin için çiçeklenecek,kokularıyla seslenecekler bana senden bir esinti,bir fıısltı gibi duyumsayacağım beni çağırdığını ve geleceğim sana,yılın hangi ayı hangi günü bilmiyorum ama geleceğim sana ıhlamurların çiçeklendiği yerden,belki anlıyorsun belki anlamıyorsun bilmiyorum ve bilemediklerimle geleceğim sana,belki incitiyorum bilemiyorum incitmemek için geleceğim sana,belki bitiriyorum bitmesin diye geleceğim sana,belki susamıyorum ama susarak konuşmak için geleceğim sana,sözler olmadan konuşacağım seninle,belki duymayacaksın duy diye geleceğim sana...ne zaman bilmiyorum ama ıhlamurlar çiçek açtığı zaman geleceğim sana....kavlime sadığım ,sadığım sana,görsen de görmesen de bendeki seni bitirmemek için geleceğim sana...

Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü

Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü

Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü

Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana

Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana

-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden

Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden

Bebekler hayta hayta yürümeden

Geleceğim diyorum, geleceğim sana

Ne olur kesin bir takvim sorma bana

-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



Beklesen de olur, beklemesen de

Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende

Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde

Hangi ses yürekten çağırır beni sana

Geleceğim diyorum, takvim sorma bana

-Ihlamur çiçek açtığı zaman.



Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi

Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi

Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?

Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana

Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana

-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden

Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben

Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden

Gemileri yaksalar da geleceğim sana

On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana

-Ihlamur çiçek açtığı zaman.



Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif

Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız

Ey benim alfabemdeki kadîm Elif

Ne güzellik, ne de tat var baharsız

Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana

Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana

-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.



Ihlamurlar çiçek açtığı zaman

Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan

Kimseye uğramam ben sana uğramadan

Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana

Takvim sorup hudut çizdirme bana

Ben sana çiçeklerle geleceğim

-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bahaeddin KARAKOÇ (Uzaklara Türkü)

3 Eylül 2009

ACILARIMLA YOĞRULUYORUM...

...Derken zaman öylece geçer.Bu hikaye başladığı yerde biter.Hiçlikten çıkıp gelen hiçliğe yol alan bu hikayede son henüz yazılmamıştır.Keza hiçlik sonlandırılabilen bir şey değildir...

...Derken kahramanımız hep vardır ve var olmaya da devam edecektir.Çünkü o aslında düşüncenin ta kendisidir. Ve o düşünce de sonlandırılabilen bir şey değildir...

...Derken yazarımız artık yoktur.Çünkü kurguladıkları onu yok etmiştir.Yazar aslında var olma çabası veren bir vücuttur.Ve hikayemiz var oldukça o vücut kendini yok etmektedir.Derken yazar sadece hikaye yazan olmuştur.Artık o yoktur...

Şimdi düşünüyorum,sen bu hikayenin neresindesin diye?Hangisisin sen ;hiçliğe yol alan,kahraman olan,yoksa yok olan mı? Bunu söyleycek olan sensin ve susmak sadece susmayı sağlar!!!